Kapadokya’ya Uzanan Uzun Yol
Salomon Cappadocia Ultra Trail 2026: 78 Ülke, Dört Parkur Rekoru ve Eşsiz Bir Coğrafya
Nick Coats için başlangıç çizgisine ulaşmak, üç ülkeyi koşarak geçmek anlamına geliyordu.
Britanyalı koşucu, Arnavutluk, Yunanistan ve Türkiye üzerinden 37 günde 1.700 kilometre kat ederek Ürgüp’e ulaştı. Ailesi, kız arkadaşı ve bölge sakinleri onu Türk ve Britanya bayraklarıyla karşıladı. Önünde, katılabilmek için bunca yol katettiği Salomon Cappadocia Ultra Trail vardı.

119 kilometre daha.
Coats’un sıra dışı yolculuğu, 16–18 Ekim 2026 tarihlerinde 13. kez düzenlenen organizasyon için Türkiye’nin kalbinde buluşan 78 ülkeden 2.961 koşucunun hikayelerinden yalnızca biriydi. 119K, 63K, 38K ve 14K olmak üzere dört farklı mesafede gerçekleştirilen yarışlar, elit sporcuların rekabetini ve kişisel hedeflerin peşinden koşan katılımcıları Kapadokya’nın vadilerinde buluşturdu. Hafta sonu boyunca dört parkur rekoru kırıldı.

En hızlı koşucular için mücadele saatler ve saniyelerle ölçülüyordu.
Ancak herkes için aynı davetle başlıyordu: Genellikle uzaktan hayranlıkla izlenen bir coğrafyayı, bu kez patikalarını takip ederek keşfetmek.

Manzaranın Yarışın Ritmini Belirlediği Yer
Kapadokya’nın hafızalara kazınan fotoğrafları genellikle geniş manzaraları gösterir: vadiler, doğanın şekillendirdiği kaya oluşumları ve peri bacaları olarak bilinen kendine özgü sütunlar.

Patika koşusu ise bu manzaraya bakış açısını değiştirir.
Vadi bir inişe, sırt bir tırmanışa dönüşür. Bir fotoğrafa karakterini veren kaya oluşumları, bu kez koşucunun ayağını nereye basabileceğini belirler.

Ürgüp’te başlayıp yine burada sona eren en uzun parkur, bölgenin farklı yerleşimlerini ve doğal güzelliklerini birbirine bağladı. Koşucular Zemi Vadisi, Göreme, Güvercinlik Vadisi, Uçhisar ve Aşk Vadisi’nden geçerek kırsal alanlar boyunca uzanan rotayı takip etti ve yeniden Ürgüp’e döndü. Dar patikalar ve kayalık zeminler, bu yolculukta dayanıklılık kadar dikkati de zorunlu kıldı.

Bu coğrafyanın insanlık tarihi de aynı kayaların içinde saklı. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Göreme Mill Parkı ve Kapadokya’nın Kayalık Alanları’nda topluluklar, kayaları oyarak evler ve ibadet mekânları inşa etti. Kayalara oyulmuş tarihî kiliseler Bizans sanatının izlerini korurken, bölgedeki yerleşimler insanların yüzyıllar boyunca bu coğrafyanın koşullarına uyum sağlayarak nasıl yaşadığını gözler önüne seriyor.
Burada koşmak, iki farklı geçmişi bir araya getiriyor: Önce doğa olaylarıyla şekillenen, ardından insanlar tarafından yerleşilen, dönüştürülen ve yollar açılarak kullanılan bir coğrafyanın hikayesini.

Yarış, bu coğrafyayı keşfetmek için farklı seçenekler sundu. Cuma günü 14K parkuruyla başlayan mücadele, cumartesi sabahı saat 07.00’de 119K ve 63K yarışlarıyla devam etti. Saat 10.00’da ise 38K koşucuları start aldı. Daha kısa bir mesafeyi tercih etmek bile vadilere kendi gücünüzle adım atmak ve içeriden bakıldığında ne kadar farklı göründüklerini keşfetmek anlamına geliyordu.

Yarışın Öncesi ve Ötesindeki Kilometreler
Nick Coats, Kapadokya’ya uzanan yolculuğuna yalnızca bir yarışın başlangıç çizgisine ulaşmaktan daha büyük bir anlam yüklemişti.
UNBOUND: Break the Silence (Bağları Kopar: Sessizliği Boz) adlı projesiyle erkeklerin ruh sağlığına dikkat çekmeyi amaçlıyordu. Yarış parkuruna çıktığında ise bacaklarında zaten binlerce kilometrenin yorgunluğunu taşıdığını anlattı.

"Vücudum yorgun ama misyonum değişmedi," diye yazdı.
Parkurun başka noktalarında ise mesafe farklı bir anlam taşıyordu.
Rus sporcular Aleksei Beresnev ve Antonina Iushina, Avustralya’da düzenlenecek 100 millik bir yarışa hazırlanırken Kapadokya’daki 63K parkurunda erkekler ve kadınlar kategorilerinin birincileri oldu. Iushina, finişin ardından kendisini hâlâ 100 kilometre daha koşabilecekmiş gibi hissettiğini yazdı. Onun zaferiyle birlikte kadınlar kategorisinde podyumun üç basamağını da Rus sporcular paylaştı.

Bazı koşucular için Kapadokya, uzun bir yolculuğun son durağıydı. Bazıları içinse daha büyük bir hedefe giden yolda zorlu bir aşamaydı.
Ürgüp’te hafta sonu, çok daha küçük adımlara da yer açtı. Yaklaşık 250 çocuk, ailelerinin alkışları eşliğinde Salcano Cappadocia Çocuk Koşusu’na katıldı. “İklim İçin Koş, Mirası Yaşat” mesajıyla düzenlenen etkinlik, çocukların ilk yarış deneyimlerini yaşadıkları coğrafyanın geleceğiyle ilişkilendirdi.
Ultramaraton koşucularını ağırlayan aynı meydan, bir süreliğine finiş çizgisine ulaşmanın heyecanını keşfeden çocuklara aitti.

Vadiler Arasında Kırılan Dört Rekor
En uzun parkurda Vasilii Korytkin ve Tuğçe Karakaya, performanslarıyla yeni bir dönüm noktası belirledi.

Korytkin, 119K erkekler yarışını 10:38:35'lik derecesiyle kazanarak Fransız Alexandre Boucheix'in 50 dakikadan fazla önünde finişe ulaştı. Kadınlarda ise Tuğçe Karakaya, 12:13:49'luk derecesiyle birinciliği elde etti ve kendisi gibi Türkiye adına yarışan Beyza Güzel'i geride bıraktı. Her iki sonuç da yeni parkur rekoru olarak kayıtlara geçti.

Karakaya'nın derecesi, erkekler yarışını üçüncü sırada tamamlayan sporcunun süresinden de daha iyiydi. Bu da uzun parkurdaki olağanüstü performansını ortaya koyan dikkat çekici bir ayrıntıydı.
Diğer iki rekor, cuma günü düzenlenen 14K yarışlarında geldi. Can Ayaz, 59:15'lik derecesiyle bir saatin altına inerken, kadınlarda Liudmila Sapronenkova 1:08:30'luk süresiyle birinciliğe ulaştı. Sapronenkova, ikinci sıradaki Aliaksandra Sakalouskaya'yı yalnızca 20 saniye farkla geride bıraktı.
38K parkurunda ise erkeklerde Halil Yaşın, kadınlarda Elif Gökçe Avcı Ataman zafere ulaştı.

Parkurlarda Dereceye Girenler
119K Ultra Trail — Kadınlar
🥇 Tuğçe Karakaya, Türkiye — 12:13:49 · Parkur rekoru
🥈 Beyza Güzel, Türkiye — 13:11:57
🥉 Charlotte Fisher, Birleşik Krallık — 14:02:00
119K Ultra Trail — Erkekler
🥇 Vasilii Korytkin, Rusya — 10:38:35 · Parkur rekoru
🥈 Alexandre Boucheix, Fransa — 11:28:49
🥉 Mustafa Dağdelen, Türkiye — 12:25:33
63K Medium Trail — Kadınlar
🥇 Antonina Iushina, Rusya — 6:03:53
🥈 Ekaterina Luzina, Rusya — 6:32:37
🥉 Natalia Tarasova, Rusya — 6:41:29
63K Medium Trail — Erkekler
🥇 Aleksei Beresnev, Rusya — 4:58:36
🥈 Mehmet Soytürk, Türkiye — 5:27:52
🥉 Oğuzhan Emre Singer, Türkiye — 5:41:34

38K Short Trail — Kadınlar
🥇 Elif Gökçe Avcı Ataman, Türkiye — 3:29:58
🥈 Anastasia Nikolaeva, Türkiye — 3:42:15
🥉 Dudu Erol, Türkiye — 3:56:42
38K Short Trail — Erkekler
🥇 Halil Yaşın, Türkiye — 2:36:07
🥈 Mestan Turhan, Türkiye — 2:44:11
🥉 Kristiyan Ivanov, Bulgaristan — 2:49:49
14K Mini Trail — Kadınlar
🥇 Liudmila Sapronenkova, Rusya — 1:08:30 · Parkur rekoru
🥈 Aliaksandra Sakalouskaya, Belarus — 1:08:50
🥉 Tuğba Akın, Türkiye — 1:10:37
14K Mini Trail — Erkekler
🥇 Can Ayaz, Türkiye — 59:15 · Parkur rekoru
🥈 Anton Bordiukov, Rusya — 1:00:17
🥉 Burakhan Öztaş, Türkiye — 1:03:05
Kapadokya Neden Hafızada Kalır?
Kilometreler ve finiş süreleriyle ölçülen bir hafta sonunun ardından Kapadokya, hafızalarda bambaşka izler bırakır.

Peri bacalarının arasından kıvrılarak uzanan bir patika. Kayalara oyulmuş evler. Ürgüp Meydanı'nda koşan çocuklar ve onların her küçük adımını alkışlayan aileler.

Hafızanızda neyin kalacağını seçmek, fotoğrafını neyin çekeceğine karar vermekten daha zordur.

Belki daha önce yalnızca fotoğraflardan tanıdığınız sıra dışı kaya oluşumlarıyla çevrili vadilerde ilerleyen koşucuların görüntüsüdür akılda kalan.

Belki saatler süren mücadelenin ardından ultramaraton koşucularının geri döndüğü aynı kasabada, bir çocuğun finiş çizgisine ulaşmasıdır.

Ya da belki de hep görmek istediğiniz bir yerin, yeniden dönmek için kişisel bir nedeniniz olan bir yere dönüşebileceğini fark ettiğiniz andır. Desteklemek istediğiniz bir sporcu, kendinizi denemek istediğiniz bir mesafe ya da keşfedilmeyi bekleyen başka bir vadi…

Yarış sonuçları, Kapadokya'nın patikalarında kimin en hızlı olduğunu anlatır.

Ancak o patikalar, insanın aklında başka bir soru bırakır: Acaba siz hangi yolu seçerdiniz?

– Eğer buradaki herhangi bir içerik size aitse ve telif hakkı belirtilmemişse, lütfen telif hakkı atıfı veya kaldırılması için bizimle iletişime geçin.